Bağımsız denetim süreçlerinde bir şirketin başarısı genellikle bilançolar, gelir tabloları ve nakit akış tabloları üzerinden değerlendirilir. Ancak, finansal tabloların satır aralarında, bazen en deneyimli denetçilerin bile gözden kaçırabileceği, “insan kaynağı maliyeti” adı verilen gizli bir kalem bulunur. Bu kalemi en çok sarsan faktörlerin başında ise son yıllarda kurumsal dünyada sıkça karşılaşılan mobbing (iş yerinde psikolojik taciz) gelmektedir.
Mobbing Sadece Psikolojik Bir Sorun mu, Yoksa Finansal Bir Risk mi?
Kurumsal yönetim ilkeleri şeffaflık, hesap verebilirlik ve dürüstlük üzerine kuruludur. Mobbingin olduğu bir ortamda bu ilkelerden söz etmek mümkün değildir. Psikolojik taciz, sadece bireyin ruh sağlığını bozmakla kalmaz; doğrudan şirketin operasyonel verimliliğine ve mali yapısına zarar verir. İşte mobbingin bilançoya yansıyan somut maliyetleri:
- Yüksek Personel Devir Hızı (Turnover): Yetenekli çalışanların mobbing nedeniyle istifa etmesi, şirketi yeni eleman bulma, işe alım ve eğitim süreçleri için ciddi bir ek maliyete sokar.
- Verimlilik Kaybı ve Hatalı İşlemler: Odaklanma sorunu yaşayan ve kaygı düzeyi yüksek olan çalışanların hata yapma payı artar. Finansal raporlamalarda yapılacak bir hata, denetim sürecinde ciddi uygunsuzluklara yol açabilir.
- Tazminat ve Hukuki Giderler: Mobbing davaları, şirketler için sadece itibar kaybı değil, aynı zamanda yüksek tazminat ödemeleri ve hukuki danışmanlık masrafları demektir.
- Sağlık Giderleri ve İzin Süreleri: Çalışanların yaşadığı tükenmişlik ve stres kaynaklı fiziksel hastalıklar, rapor kullanım oranlarını artırarak iş akışını kesintiye uğratır.
Kurumsal Sağlık, Finansal Sağlıktır
Bir şirketin finansal tablolarının “gerçeğe uygun” yansıması için, o tablolara hayat veren çalışanların ruh sağlığı en az borç/özkaynak oranı kadar kritiktir. Adana gibi ticari rekabetin ve iş temposunun yüksek olduğu bölgelerde, yerel işletmelerin bu kurumsal riskleri minimize etmesi hayati önem taşır.
Şirket içi huzuru sağlamak ve çalışanların psikolojik dayanıklılığını artırmak, uzun vadede mali riskleri azaltmanın en etkili yoludur. Özellikle kurumsal aidiyetin zayıfladığı noktalarda, profesyonel bir bakış açısıyla destek almak gerekebilir. Bu süreçte, bölgedeki uzmanlardan destek alarak çalışan motivasyonunu yeniden inşa etmek mümkündür. Örneğin; kurumsal stres yönetimi ve iş yeri dinamikleri konusunda deneyimli bir Adana psikolog ile çalışmak, şirketin sadece huzurunu değil, orta ve uzun vadeli kar marjını da koruma altına alacaktır.
Sonuç Olarak
Bağımsız denetim, bir şirketin röntgenini çeker; mobbing ise o röntgende görülmeyen iç kanamadır. Şirketlerin sürdürülebilir bir büyüme yakalaması için “insan odaklı” bir denetim mekanizması geliştirmeleri ve iş yerindeki psikolojik riskleri birer “finansal risk” olarak kabul etmeleri gerekmektedir. Unutulmamalıdır ki; ruh sağlığı yerinde olan bir ekip, hatasız bir bilanço ve güçlü bir gelecek demektir.

